………Güneşi görmüştü,
Pazar, 05 Eylül 2010Sevgili Eleni ile yapmış olduğumuz en son telefon görüşmesinde bana ısrarla güneşi gördüğünden bahsetmişti. Kirkor amcam henüz uyanmamıştı uykusundan. Uykusundaydı tatlı tatlı. Penceremi örten perdeyi araladığımda güneşi ben de görmüştüm Bedros’un çığlığında. Daha henüz genç kızlar töreler uğruna katledilmemişti bu kutsal topraklarda. İnsanlığın bilinaltı üniversal bilim dünyasında böylesine kötü anılar resim etmemişti mari’nin tuvalinde. Bedros ile bütün sokak bir anda uyku dan uyanmıştı. Çığlığın kepenğinde gacırt gacırt sesler eşliğinde uyanmıştı bütün sokak. Taze ekmek kokuları ve yamacına bırakılan süt şişelerde çocuklar Bedros amcanın bakkal yolunda uykulu gözler şiş mi şiş. Eleni güneşi görmüş ve Hrant vahşice bir suikasta kurban gitmişti. Şimdi o katil tosuncuklar el bebek gül bebek mamalarında tosun tosun . Uykularının kaçtığı da muhakkak ancak güneşi görmen sonrasında sistem aynı sistem aynı karanlık güç delisi. Yığınların ağzında dünden kalan klişe söylemler. Avam tabakası şer ittifakı aynen söylediğim gibi ulusalcı- milliyetçi tosuncuk budunlar, islamcı feodaller, kürtçü boylar yine ittifak içinde. Hamidiye alayları yine işbaşında. Geçen yüzyılın başında görülen şey ne ise oyun 90 lı yıllarda da aynı şimdi de aynı. Bir Sümela veya Akdamar da temsili ayinlere verilen tepkiler(ki haksız tepkiler bana göre) düşünüldüğünde bu toplumun hangi toplumsal mühendislik tarafından beslendiğinin bilinmesi veya anlaşılması da şimdilik mümkün görünmüyor. (Ben mümkün olduğuna da inanmıyorum.) Eleni burada bana göre önemli olan güneşi görmek değil gördüğün güneşle mümkün mertebe birlikte yürüyebilmektir. İnsanlık için insan onuru için Kadir gecesinin tüm insanlığa fayda sağlık getirmesi dileğiyle kalın sağlıcakla Aziz Aksu
