SONRASINDA ÖLÜM
Cuma, 29 Ağustos 2008Gecenin maviye yolculuğu. Sonrasında ölüm çığırtkanlıkları. Dizeler sıra sıra manşetlerde. Yoğun ve sert geçen bir ağustos ayı. Karadeniz de sular epey ısınmaya başladı. Herkes kendi boğazında, dertli ve yanık sesiyle güne hazırlanıyor. Yurdun dört bir yanı memur eylemlerine hazılanıyor. Son hazırlıklar son kontroller yapılmak üzere. Ajanslara düşen haberler bu yönde. Ergenekon davasında sürat biraz kesilmiş durumda. Galiba 1 numara da içeriye alınacak. Onun pazarlıkları yapılmak için ifadeye çağrılan insanlar topu yine taça atmış durumdalar. Kuzey Irak, Kafkasya ve Balkanlar ateşten gömlek. Yansımalar maalesef yurdumda bölgemde. İnsanlar belirli belirsiz yayınlar eşliğinde hep aynı nakarat. Toplum mühendisleri yine işbaşında. Ülke yerel seçimlere doğru yol alırken siyaset sahnesinde de sular ısınmakta ve ısınan sular haşlak etkisi yapmakta. Balkanlar da atılan bir tutam barut tarihin yine büyüklüğüne delalet etmekte ve tarih yine tekerrür ederek insanların aymazlığını yüzlerine vurmakta. KOSOVA NIN TANINMASININ TARİHİ BİR HATA OLDUĞU ORTADA İKEN HALA uluslararası siyasetin hala atlantik siyaseti ile paralel olmasını anlamış değilim. Bu siyasetin üzgünüm kü; bu topraklarda yaşayan halklara ölüm getireceği endişesi beni üzmekte. Ülke insanının aymaz yöneticileri iktidarı ve muhalefeti ile birlikte tarihi bir hatanın eşiğinde olduklarını göremeden hala pervazsızca demeçler verebilmekteler. Üzücü olan bu. Ölüm üzerinden siyasete son verildiği vakit belki de ülke rahata huzura erer ve terör ve terör belasından da kurtulmuş olur. Ey insan ve ey insanlık tarih acımasızdır. Hatanı affetmez bunu böyle bilesin. Kürdün Türkle Sunninin Aleviyle Solun Sağla birlikte yaşamaktan gayri bir şansı yok. Neden mi; Bak Çanakkale ye bak Kurtuluş Savaşına bak Kıbrıs çıkartmasına bu uğurda yatanları gördükçe anlarsın, belki………..Sonrasında ölümler olmasın. Sonrasnda ölümlere hayır diyebilenlere selam olsun. Aziz Aksu
