Eylül 2008 için Arşiv

At Meydanı

Çarşamba, 24 Eylül 2008

İstanbul’ a kar yağıyordu. Sultanahmet At Meydanında. Dikilitaş’ın önünde.Heybetli bir tarih sonrasında iç sıkan, insanı kara kara düşündüren bir kardı,bu. Aslında tarih yeniden yazılıyordu. Masa başlarında iftar sonrası kurulan güzergahlarda. Ezan ile birlikte eski cezaevine doğru gözaltılar başladı. Toplumun değişik katmanlarından birer birer ikişer ikişer insanlar karga tulumba gözaltına alındılar. Adliye çıkışı ürken gözler yarınından endişeli gözler polis otosuna kaçamak bakışlarla yol aldılar at meydanında. Turist edasıyla tekrar tekrar bakılan dikilitaş sanki tarihine inat yeni konmuştu. Eski yerine.

Toplum artık duyarsızdı. Aklımda Alman Papazın sözleri yankılanmakta ”Önce ile başlayan ve sonunda da sesini çıkaramadığı meşhur replik”.

2003 yılında başlayan paroyonak ulusal çılgınlığı sonrasında yurdun özelikle batı yakasında başlatılan anti kürt propoganda sonrasında minimize edilen duyarlı topluluk bırakın sesini çıkarmayı yürürken gölgesiz yürümekte artık. Bu aferin sizin aslan sosyal demokratlar(Neooooooooo ULUSALCILARRRRRRRRRRRRRRRRRRRRRRRRRRRRR) bu aferin size………………Anlarsanız. Yoksa hala borsa da manipilasyon da mısınız…………………..Haksız kazanççççççççççç

                                                                                      Saygılarımla

                                                                                      Aziz AKSU

                                                                                  

Susurluktan Ergenekona derin analiz I

Çarşamba, 24 Eylül 2008

Susurluk susurluk, susurluk ayranı bol köpüklü içmek gerekir belki de. Susurluk ta gece maviden yeni çımıştı. Gece gri olmak üzere idi. Bir kamyon ülke gündemini derinden etkiledi. Şubat soğuğunda hükümet iktidardan oldu. Bir gece de 35 milyar dolar el değiştirdi. Pelister çiftliğinde yapılan pazarlıklar sonucu Refah-Yol hükümeti iktidardan düştü. Ulusalcılar  borsa da esen rüzgar doğrultusunda manipilasyon sayesinde milyarlar dolar haksız kazanç elde ettiler. Tam bu aşama da ABD devreye girerek bir paket ülkeye teslim etti. Paketi teslim alanlar teslimatın neden ve niçin yapıldığını bilemeden bu dünya dan öbür dünya ya göçmüş durumdalar(Toprağın bol olsun Karaoğlan) Susurluk bu susmak gerek sandılar. Özel hareket timlerinin pervasızca yaptıkları eylem ve olaylar sonrasında derinciler yükselen halk muhalefetini göz önüne alarak göstermelik olarak bir kaç yem verdiler. Verdikleri yemler bile fazla ceza almadan ve hatta kırgın ve derin devlete kızgın bir şekilde cezaevlerinden çıktılar. Oysa ki onlar(kendi demeçleri) yapılan herşeyin devletin bilgisi dahilinde ve devlet görevi olarak yaptıklarına dair açıklamaları şaşkın halkımız anlamsız gözlerle sadece ve sadece seyredebildi, magazinden arta kalan kısımlarda.  

Pusuda Ölüm

Salı, 16 Eylül 2008

Kaç zaman oldu,

Bilinmez.

Düşsel yalnızlığımdır, benim

Yaşam ve yaşamak adına ne varsa;

Gerçekliğin tutukluk hali e hali en yalnız hali,

Doktorlar, hemşireler ve de gardiyanlar.

İyi kötü bir bakım yaparlar bilirim

Hipokrat adına;

Ya tutkunluk, tutukluluk fikir ise ne olacak,

Hiç sordunuz mu kendinize kendinizin düşsel yalnızlığına……

Aziz Aksu