Kasım 2008 için Arşiv

Tra(m)((v))(ay)ma

Cumartesi, 29 Kasım 2008

İstanbul’um. Sana dün de ağıtlar yaktım. Bilesin. Ömür denilen şeyin tam orta yerinde sana ve sana dair ne varsa anılarımda bir bir yakıyorum. Tercihli yollarında top sektirmelerim, çocuksu koşuşturmalarım hep vardı. Kadıköy’ de servis beklerken hayallerim de hep sen vardın. Hayallerin yıkılışı ve sonrasında vapur. Seni benden uzaklara götürdü galiba. Geçmişten geleceğe yapılan yolculuk sonrasında seni çok değişmiş gördüm. Anılarında sakladığın sevgili yaşamların yok artık bilyorum. Tepelerin vardı, boğaza bakan güzel tepelerin. Tepelerinde yudumlanan sıcak şarapların önce gidiverdi senden. Çamlıca ya dair onca beste bestekar yok artık bilesin. Üsküdar’ında salacak’ında kız kulende sevişen çılgın sevgililer bir bir gittiler. Haydarpaşa tren garı yolculuğun yokluğu sanki. Devasa beton yığınlar arasında kaybolan sen senin benliğin ilkin sevgili yaşamları yok etti. Toplu kıyımlara neden oldu bilesin. Nerdesin Ey sevgili İSTANBULUM. Nerdesin. Saygılarımla Aziz AKSU

AKŞAM OLUR

Cuma, 07 Kasım 2008

Zamana yenildik, aslında. Kaybettiğimiz benliğimiz, kaybedilen zamanlarda. Toplum olarak, topluluğumuzun oluşturduğu devlet olarak bu günlere değin hep övünme ile geçirdiğimiz zaman zamanlarda, yitip giden cansız bedenler akşamın olurunda. Demokratik, laik ve sosyal hukuk anlayışından geriye kalan elimizde sadece söylemler söylemler söylemlerimiz. Akşamın olurunda, boğaz da kıyıya yanaşan devasa gemileri seyre dalmışımız. Sorgulamadan bir ah çekmeden sadece seyrederek bakmışız. Toplumun demokratik yanını şoven duygulara terk etmişiz. Düşünün, istekte bulunan bireyi, birey topluluklarını yaftalayarak dışlamışız. Kominist, anarşist diye. Bu günkü; ruh halimiz akşamın olurundan kalma. Laik ve sosyal hukuk yanımızı oy avcılığına kurban etmişiz. Akşamın olurunda. Ayazın sertliğinde. Kimimiz kömür dağıtarak sosyal olduğumuz düşüncesine kaptırmış kendini kimimizde kasımlarda on kasım da beş dakika ağlayarak laik olduğumuzu sanmışız. Olmadı beyler olmadı işte. Akşamınız batsın emi. Seksen beş yıl önce bu ülke de kurulurken cumhuriyet Hakkari de yaşayan çoban da Edirne meriç kıyısında yaşayan Gacal da aynı coşku içinde hep beraber aynı şarkılarının nakarat bölümleri de olsa aynı tempo ile coşku ile katılımı vardı. Sosyalliğin sadece kömüre endeksli olmadığı laikliğin dakikalarca sınırlı olmadığı demokratlığın sadece yabancı ajanslara verilen söylemlerde olmadığı bir ülke vardı bir zamanlar bu coğrafya da. Peki ne değişti de bu günlere geldik. Gayri o nu da siz düşünün. Travma sarmalından kurtulmak için tecavüzcüye hayır diyebilmek için belki de bu son şansınız olabilir. Saygılarımla Aziz Aksu

Zaza

Çarşamba, 05 Kasım 2008

Zaza’ nın gözyaşları,

Gacal’ın yüreğinde.

Meriç’te;

Dicle’ de.

Kah

Deli Orman,

Kah

Şingrik.

Nehirlerin buluşma yerinde,

Suyun akışı akışını seyredin.

Belki siz de,

Zaza ile zaza’ nın göz yaşlarına doğru yolculuğa başlarsınız.

Sevgi ile hakikate doğru.

Ey Ey Cumhur neredesin.

Aziz Aksu

KAHVE DE

Çarşamba, 05 Kasım 2008

Hayat bazen tüm karmaşıklığına tüm rezil duruşuna rağmen çok güzel. Güzel olan aslında hayatın kendisi değil yarına doğru duyulan özlem insanda bu güzellik duygusunu besliyor. 4 Kasım ABD seçimleri sonrasında atılan manşetlere baktığımda rezilliğin dışa vurumuna kızmamak elde değil. “Zencinin Zaferi” vs. yazı başlıklarını hatırlar gibisiniz. Anımsıyor ve de kızıyorum. Kendime kendimin yalnızlığına vefat etmiş babama anneme toplum ey toplum olduğunu zanneden siz insanlar sizlere kızıyorum. Kişinin teni dini ırkı ile uğraşacağınıza topluma ne getirecek ne götürecek ona bakınız lütfen. Belki şairin dediği gibi şehre bir film gelir(demokrasi olsa gerek) bir orman olur…. Haydi kalın sağlıcakla. Saygılarımla Aziz Aksu 

Çiko

Pazartesi, 03 Kasım 2008

At yarışı padokta gezinen atlar, seyisler ve jokeyler. Titizlikle kapaklar kapanmak üzere. Start verildi. Atlar toplu bir çıkışla çıktılar. Son dört yüze girilmek üzere. Sprint mesafesi derken atlar son düzlükte. İç kulvardan 2 numaralı at iki boy ile önde . Yarış bitmek üzere derken 1 nolu atın acı sprinti ile birincilik el değiştirmekte. Foto finish resminde burun farkıyla, 1 nolu atın yarışı kazandığı ve sonucun kesin olduğu ekrana yazıldığında çiko nun ağaran saçları sakalına karışmış ve sonrasında maykılın acı sprinti ile ortalık toz duman. Son yapılan doğal gaz zammı ile hummalı bir şekilde doğal gazdan kömüre geçiş gözlenmekte. Yazıyor yazıyor. Doğal gaza gelen son zammı yazıyor. Acısıyla tatlısıyla haydar haydarım şaşkınım. Bu kış çetin geçecek çiko bey. Yok öyle 1 numara içinde çetin gececek. Altılı ganyan,sayısal loto derken bütün toplum hepten kumarbaz olduk sanırım. Nedir bu yaaaaaaa. Saygılarımla çiko galiba ortak altılı oynamak gerekir seninle. Teklif senden geldiği gün yakalarız,sanırım. Aziz Aksu

Kahve sonrası

Pazartesi, 03 Kasım 2008

Yerel seçimlere doğru, toplumsal siyaset ırki ve dini konularda at başı sürmekte. Siyasi figürlerin kullanmış oldukları siyasi dil de buna bağlı olarak sertleşmektedir. Sertleşmenin demokratik ölçülerde olduğunu savunmak mümkün değildir. Toplumsal dengeler ne yazık ki soykırım günlerini çağrıştırmakta, ırki ve dini konularda siyasi figürler oy kapabilme endişesi ile bu olguları körüklemektedirler. Siyasi düşünce ahlakı açısından son olayların sosyolojik ve psikolojik olarak irdelenmesinde bilimsel olarak uğraş verenlere epey malzeme çıktığı kanısıydayım. Demokrasi demokratik yaşam düzeyi açısından MHP nin Diyarbakır da belediye başkanlığı kazanması DTP nin Yozgat ta belediye başkanlığı kazanması kadar doğal bir durum olmaması gerekir. Hal böyle iken bizim gibi toplumlarda yaşam tam da tersi istikametinde cereyan ettiğinden dolayı çizdiğim resmin olması halinde yer yerinden oynar. Ancak, düşünen ve kafasını yoran beyinler içinse bu sonuç çok ta şaşılacak bir durum değildir. Ezberin bozulması anlamında da gayet iyi bir netice olacaktır. Neden mi bütün terör örgütlerini basit bir şekilde ele alır incelersek gayet resim kendini gösterecektir. Popüler olması açısından pkk yı ele alır incelersek kuruluşundan bu yana gerek örgüt kuruluşunda ve gerekse de üst düzey yöneticiliğinde Türk unsurlarının çokluğu göze batacaktır. Kürt unsurlarınında milliyetçi çizgi de hareket eden uzantılarında yer aldıklarını da bütün dünya bilmekte ve hatta son yapılandırılmalar devlet tarafından deşifre edildikçe bu husus daha da netlik kazanmaktadır. Demem odur ki; Anayasal düzlem içinde kurulan yapılar ve örgütlenmelerde gerek yerel ve gerekse de ulusal ölçekte olsun alınacak seçim sonuçları ezber bozmaya başladıkça iyi bir sonuç olacaktır. Hem böylesine bir kazananım gerek teröre ve gerekse de terörden beslenen yapılara iyi bir cevap iyi bir yurttaşlık bilinci olacaktır. Son sözüm elbette ki; DTP ye olacaktır. DTP nin kapatılıp kapatılmaması başka bir şey olmakla beraber eğer DTP tüm Türkiye nin partisi olacaksa inceleyeceği kendine örnek alması gerekecek ölçüt gerçeklik İspanya İrlanda olmaktan çok Bulgaristan da olan Hak ve Özgürlükler Hareketini örnek alması hiç olmaz sa ona ve kitlesine başından sonuna kadar terörden uzak kalmasını da sağlayacaktır ki; bu durumda toplumsal refleksler ve toplumsal siyaset en azından belden aşağı vurmalara da maruz kalmayacaktır. Saygılarımla Aziz Aksu

Susurluktan Ergenekona Derin Analiz II

Pazartesi, 03 Kasım 2008

Aslında tüm yaşanmışlıklar bir travmadır. Sapık yazarın iğrenç eli sapık sopranonun siyah kaskı. Nereden neresinden bakarsanız bakın bu bir travmadır. Terör bir travmadır. Susurluk bir travmadır.Ergenekon bir travmadır. Bu ülke de yaşayan ve vatandaş olan gerek çanakkale de gerek kurtuluş savaşında ve gerekse de kıbrıs ta şehit ve gazi olmuşken şimdi terör ve terör uzantılarının peşinde giden tüm kürt nüfusun %5 dahi olsa bu kürtler açısında bir travmadır. Balıkesir Altınova da kürtleri istemiyoruz diyen boşnak duruşu bir travmadır. İşsizlik, zam haksız gözaltı ve ölümleri karşısında tepkisiz kalmak bir travmadır. Yerel ölçekli olarak baktığımız muhtarların duruşu da bir travmadır. Susurluğa alkış tutmak ergenekonu sahiplanmek te bir travmadır. Travma toplumun kendisini yiyip bitirmesidir. Travma sözde vatanseverlerin askerlikten kaçmasıdır. Travma bu ülke de yaşayan vergi yüzsüzlerinin çokluğudur. İş yerlerine Türk bayrağı asmakla bu iş olmaz beyler. Bu ülkeyi seven en çok seven vergisini verendir. Ona en iyi hizmet edendir. Yoksa yazganın meyhanesinde mevcut iktidara atıp tutmakla vatansever olunmaz. Vergi verilecek vergi askere gidilecek askere. Ülke ye en iyi hizmet edilecek en iyi hizmet o da çalışarak üreterek ancak ve ancak travmadan böylelikle kurtulabilinir. İnsan olarak ülke olarak. Yoksa, sürekli küfrederek olmaz çiko bey, çalışmak gerekir. Bedava çalışmadan emekli olsan bile bundan sonra çalışmak gerekir. Üretmek gerekir üretmek Ali bey yeşil kart alınarak burun ameliyatı olmakla da bu iş olmaz. Haydar bey saz da türkü de güzelsin güzel. Ya sonrasında. Sonrasında sonrasında tüm isimler öylesine yazıldı bilesiniz. Şahıs isimleri aklımıza öyle geldiği için yazıldı. Bak etrafına bakınız etrafınıza ergenekondan da terördende nemalanan var kardeşim ben hepinize de karşıyım. Bu böyle biline. Saygılarımla Aziz Aksu

Sabah Kahvesi

Pazartesi, 03 Kasım 2008

Soğuk gecelerin sabaha yansımasında kahrolasıca ay ışığı, sarıkız türküleri hep bir numara idi. Susurluk ve sonrasında derin örgütlenmeler üzerine ergenekon yapılandırılması. Henüz tanklar geçmemişti, şehrin içerisinde. Balans ayarı daha yapılmamıştı. O günlerde lanet okunan terör sadece ve sadece terör örgütü ile sınırlı idi. Şırnak’ ın dağ köyünden ayrılan bir yurttaş rahatlıkla Şarköy’e yerleşmişti. Sabah kahvesi öncesinde birinin veya birilerinin düğmeye basdığı apaçıktı. Kenya da yakalanan malum şahsın neden ve niçin teslim edildiği bilinmeden hassas ölçüler içerisinde bu posta alındısı alınmıştı bir kere. Irak’ın işgali ve sonrasında posta ile alınan paketin niçin alınmış olduğu gözler önünde. Irak’ın kuzeyinde oluşturulan yapılanma uğruna bin yıldır bir arada yaşayan bu halk derin ayrışmalara doğru süratle yol aldı ve bu yol alış sonrasında da ergekon derin yapılanmasının katkısı da yabana atılır değil. Siyaseten ve dünya görüşünü beğenmesekte dün Başbakan tarafından dile getirilen hususları tüm Türkiye olarak desteklemek ve alkışlamak zorunda olduğumuz bir gerçeklik olarak karşımızda durmaktadır. Bu destek ve ayakta duruş ile genç cunhuriyetimizi uygar toplumlar arasında hak ettiği yere getirir ve yaşatırız. Yoksa; Sam Amcaların kuklası olacağımızda bir gerçekliktir. Bunu karşı en sert duruş ne bilir misiniz koca Türkiye cumhuriyetinde yaşayan insanların farklılıklarını zenginliğe dönüştürmemiz en azından sevgi ile aşk ile olacağı bir neden sonuç olarak gerçektir. Boşnak’ın Kürt ile, Kürdün Türk ile, Türk’ün Arnavut ile, Arnavutun Arap ile, Sunni nin Alevi ile yakınlaşmasını sağlamak istiyorsak toplumsal evliliklere izin vermemiz ve buna mikro ölçekli olarak ta milliyetçi tepki vermemizden geçer. Düşünün bir kere düşünün Bu ülke de en fazla terörün olduğu yer Şırnak kırsalı olduğu halde en fazla şehidin olduğu yerde Şırnaklı genç mehmetçiklerdir. Kurşun adres sormadığı gibi kurşun etnisite de dinlemediği de apaçık ortadadır. Sabah kahvesinde sonra ben halay çekecem siz de katılır mısınız. Yoksa hala Sam Amca ve benzerleri….. etki de kalmadan haydiiiiii buyrun zaza’ nın halayına teröre hayır ergenekona hayır çağdaş demokrat Türkiye cunhuriyetine evet evet diyenlere binlerce selam olsun. Saygılarımla Aziz aksu