İron-i,Elen-i
Salı, 31 Mart 2009Geçit vermez günlerin sonrasındayım. Yamaçlarımda mum kokulu kadınların, Köşe başlarında fahişe sevişmelerin;
Nihayet bir seçim sonrasındayım. Köşelerinde göbeğini kaşıyan kaşıyana. Okudukça irkiliyorum. Eleni seni senle sensiz kaybedişimin yüz yılı sanki. Tigranakentte yaşadıklarımız ve sonrasında ölümün ölümle yolculuğu. Kafka’nın güncesinde. Şeyhin cebindeyim. Varoluşumun yegane nedeni sendin aslında. Kah dağıtılan beyaz eşya tümcesinde kah yapılan toplu tuvalet inşaatlarındayım. Sabahı beklerken yorgun gözlerim kimliğinde kirli siyasetin aymazlığı yüzde bilmem kaçlarda. Kıyılarında deniz çoşkusu aslında bir yalan bilirim. Aslında tüm bunca yaşananlar bir ironi onu da bilirim. Ah Eleni serden yine sen geçtin üç parça dört parça halinde parçalanmışlığın aslında bir ironi olsa gerek. Kültürel zenginliğin yaşam bulduğu Anatolia’ya Rumeli’ye bir bak bak Eleni. Doğusunda feodal kürtçüler, batısında ve kıyılarında ulusalcı neo faşistler ortasında da islamcı boylar toplu bir şekilde budun halinde bir ironi…………Halka ve bir arada yaşayan tüm halklara sunulan kocaman bir yalan aslında. Aziz Aksu
