Eh bu da oldu sonunda. Her gün dizileri, oyunları ile büyüdüğümüz roman yurttaşlarımıza bu çağ da uygun görülen sürgün. Bir zamanlar ısrarla söylenen Kürt ali parçası sonrasında yaşanan açılım sancısı en sonunda romanları da vurdu. Yarın Ermeni’ yi, Çerkez’i de vurur anlaşılan. Bu bir travmadır, hastalıktır. En sonunda bu travma döner döner kendini vurur bilesiniz. Aslında tarih bir tekerrürden ibarettir. Geçmiş zamanlarda yaşananların bir tekrarıdır, aslında. Hastalığın tarihçesi aslında eskidir, bu topraklarda. Büyüdüğünüz zamane mahallelerindeki çok sesliliğimizdir, yitip giden. Önce gayrimüslimler üzerinde denendi sürgün sarmalı. Sonrasında mezheplerden kaynaklı olarak karşımıza geldi. Ve nihayet en sonunda bir ulusu(ki olduğu ısrarla söylenen nedense görünmeyen) yaratan öğelere geldi sıra. Ege de son yıllarda yaşananlar ve sonrasında roman kıyımı. İşte bu zihniyetdir ki; bu toprakları bölen . Sürgün. Sürgündür artık, türküler çalgılar. Yıllardır bu ülkenin az da olsa güzide insanları etnisiteden kaynaklı bölücü duruşlara hayır dedi, ama egemen bölücü duruşlara da hayır dediği anda yürekler sürgünlerde atmaz ve yorulmaz bilesiniz. Sürgünlere, sürgün çığırtkanlığına hayır hayır hayır hayır……. Saygılarımla Aziz Aksu