Biz kimiz yani ben kimim
Yıllar önce idi. Arkadaşlarla toplandık ve sonrasında ver elini Hazar Gölüne kamp kurmaya gittik. Yıllar önce öncenin yıllarında saklı kalanlar ve bizler biz yetim düşmüş gencecik çocuklar şimdi büyüdük ve her birimiz çoluk çocuğa karıştık. Evet yıllardır bir araya gelemeyen bizler yani ben en sonunda bizleri yani beni anlatmaya, yazmaya başladım. Kah görürsün ordan bizi yani beni kah görmezsin ordan bizi yani yine beni. Çelişkiler odağında geçen koca yirmi sene. Trene binişimiz sınav sonrasında Sivrice de hazarda . Bana sürekli tarih ile sorular kolay mı 22 tarih sorusundan bir tek yalnışım yok. Hocalarıma minnettarım. Farklı olmak hakikaten bilgi ile olur derdi Rahmetli Babam. Kampın ilk gününde sürekli içtiğimizi tabii ki ; çay değildi. Ama olsun. Sonrasında çadırdan göle doğru kusma için koşturanlar bir stres sonrasında suya dalışlarımız. Tabi biz yani ben yine kıyı da temkinli. Büyüdük sonrasında yaşam denilen zaman sürecinde. Demiştim hepimiz çoluk çocuğa karıştık artık. Kimi duygularımız kimi yanlarımız tamamen çocuk ekseninde. Örneğin doğum büyüdüğüm yerlere gitmeyişimin nerdeyse yedinci yılı olmak üzere. Çoğu yerlerini de unuttum desem yeridir. Kampın en renkli siması Baraz idi. “Bana tarih sorun” hatırlarsın dimi. Şişman ramazan yani Aygaz Ramazan sessiz idi. Kurbağa şairi Ahmet ile Ateist Mehmet ayrı tarafta. Güzel günler idi. En sonunda yine parasız kalmış idik. Allah var Aygaz Ramazan olmasa sanırım hepimiz sivrice den memlekete yani Diyarbakıra yürüyerek gelecek idi. Karşı çıkma Baraz. Kurbağa şairi yine itiraz eder ve pis pis güler haberin olsun. Nerede o günler demeyeceğim…. öylesine yazdım gayri….. Kalın sağlıcakla.
