Hastalık

Tarihsel süreç içinde millet kavramı yerine oturan ulusal hareketlilik 1930 ların dünyasında II.Dünya Savaşına hazırlanan dünya devletlerinde kendini Faşist bir siyasal otorite olarak göstermiş ve bu tanı üzerine nice nice doktrinel kitaplar yazılmış insanoğlunun tarihsel sürecinde görmüş olduğu en kötü en kanlı savaş bu kavramın peşine takılan siyasal otoritenin iş başına gelmesi ile hala günümüze kadar devam edegelmiştir. Siyasal doktrinel uzmanlar teşhis ve tanı da tam isabetli olarak açıklama yapmalarına karşılık tedavi yöntemleri üzerinde nedense pek fazla durmamışlardır. 1960 yılların özgürlükler dünyasına katılan gençlik önderleri 1990 yıllara gelindiğinde tekrardan bu hastalıklı tümör etrafında ahenk içinde gerek sağdan ve gerekse de soldan bir araya gelen insanlar bu ahengi bir bütün halinde toplum katmanlarına sunma için dinci ve liberal düşünce dende epey faydalanmışlardır. Bu ahenksel bütünlük tez ve antitezi oluşturan akımların ortak olduğu düşünce kirliliğinin yansıması olarak kendini 2000 li yıllara taşımış ve gelişen dünya kapitalist sistemlerinin her yerde pervasızca yerleşmesine katkı da bulunmak için içi boş laiklik kavramının arkasına saklanarak kirli düzenlerinin yerleşmesi için yıllarca çatışma ortamına katkı da bulunmak adına zaman zaman sert söylemlerde de bulunarak birbirleri ile de amansız yarışmışlardır. Hastalığın gerek dünya ve gerekse de yaşadığımız ülke gerçekliğinde tüm aktörlerin gerek mezhepsel ve gerekse de etnisite açısından farklı argümanlara sahip olmaları onların ilk başta düşman olarak görünmeleri halklar zemininde ayrışma gibi de görünse de aslında beslenme kaynakları ve kendilerine göre geliştirdikleri günlük siyaset eksenli politikalar incelendiğinde hastalığın aynı yerden ve aynı tesirle hareket ettiği de net bir şekilde görülecektir. Bu kirli düzensel birliktelik devam edegeldikçe acımasızca gerek insan ve gerekse de doğa tahrifatı olmakla beraber koltuk sevdalıları sivil itaatsizlik karşısında bazen sendeleme durumuna gelmekte ve hatta silahlara hayır kampanyasına katılan sivil toplum etkinlikleri asılsız iftira kampanyası ile hep birlikte düşman ilan edilmekte ve bütün argümanlar bu hastalıklı bünye tarafından özellikle ülkemizde ULUSALCI-MİLLİYETÇİ TÜRKÇÜLER TARAFINDAN, ULUSALCI-YURTSEVER KÜRTÇÜLER TARAFINDAN, İSLAMCI (TÜRKÇÜ-KÜRTÇÜ) FEODAL BEYLER TARAFINDAN, NEO LİBERAL POLİTİK DURUŞLAR SERGİLEYEN (BİR DÖNEM KOMİNİST, BİR DÖNEM KÜRTÇÜ, BİR DÖNEM ASKERİ VESAYET AZGIN OLDUĞU DÖNEMLER(BAKINIZ 28 ŞUBAT SÜRECİ) NE OLDUKLARI DAHİ BELLİ OLMAYAN VE HATTA SPOR MAKALELERİNDE  BOY BOY KÖŞELERİ OLANLANLAR) Kİ TOPLANDIĞINIZ VAKİT ENTELLEKTÜEL BOYUTLARDA BİR VEYA İKİ KİTAP YAZMIŞ(ÇOĞU ÇALINTI) BOL BOL TV EKRANLARINDA HER AKŞAM BOY GÖSTEREN OMURGASIZ YIĞINLAR TÜRKÇÜLÜK ADINA, KÜRTÇÜLÜK ADINA, İSLAMCILIK ADINA SAATLERCE KAMUOYUNU YALNIŞ YÖNLENDİRME ADINA DEMEÇLER DEMEÇLER VERMEKTE VE BUNUN ADINA MAALESEF DEMOKRATİK DÜŞÜNCE VE BİLGİ DENİLMESİNE EN ÇOK KIZMAKTAYIM. BİLESİNİZ. SORARIM SİZLERE NE ZAMANDAN BERİDİR İÇİ KAN VE GÖZYAŞI DOLU EYLEMLER TERÖRLER SONRASINDA ;

İstanbul da oturan sen ey sen ayşe teyze ne zamandan beridir bu hastalıklı dalga sonrasında kapı komşundan dahi şüphe edecek kadar ne oldu da şahsi bünyende sürekli elin telefonda bir biri adına asılsız ihbarlarda bulunursun ya peki sen lütfiye teyze daha geçen hafta yol ortasında yürüyen bir uzman çavuşun ensesinde patlayan kahpe kurşun sonrasında hakikaten hakkarinin ortalama geliri mi arttı da bu kadar sessiz durursun. Ya sen balkon sevdalısı izmirli tosuncuk toplasan tüm makalelerini kaç satır kaç sayfa eder diye hiç düşündün mü. Ya sen sivaslı cemile temmuz sıcağında cayır cayır insanlar yanarken sen hiç üşüdünmü ya sen sürekli mezhepsel sorunlarla boğuşan cem ya sen hiç başbağlar ölümleri sonrasında ait olduğun topluluktan utandın mı ya sen diyarbakırlı kürt şair ozan ya sen hiç adiloş bebeği yazarken mezarında bu haller sonrasında yazmam dedin mi ya sen milliyetçi ülkücü çocuk yaşıtların okul okurken sen ne hakla ve hangi akılla bu ülkenin en cesur kalemine arkadan yanaşıp kafasına sıkmış olmam hakikaten ülkende mutluluk yarattığına hangi kalıp seni inandırdı ki sen hala tosun tosun olabilmeyi içerde de olsa başarabiliyorsun insan en azından birazcık ölümler sonrasında birazcıkta olsa utanır sıkılır en azından yemeden içmeden kesilir be. Bu nasıl hastalıktır inanın anlayamadım. YETER DEMEM GEREKİYOR MİLYONLARINDA BENİMLE HAYKIRABİLMESİ HALİNDE BU HASTALIKLI BÜNYE BELKİ DEĞİŞİR. BU ÜLKE DE İNSANCA BİR ARADA YAŞAMI SAVUNABİLMEK ADINA TÜM TÜRKÇÜLERE, TÜM KÜRTÇÜLERE, TÜM İSLAMCI FEODAL BEYLERİNE VE HATTA ONLARIN YANAŞMA NEO LİBERALLERİNE HAYIR HAYIR . YETER ARTIK YETER HER GÜN ÖLÜMLERİ KUTSAYAN MAİLLERİNİZE HAYIR …HAYIR . HASTALIKLI BÜNYELERE HAYIR HAYIR.

Aziz Aksu

Yorum Yapın